Aşırı Heyecanı Nasıl Yenmeli?

 

Aşırı Heyecanı Nasıl Yenmeli? Yazdır E-posta
Farika Teymur Artır   
12.06.2006
Yüzünüz kızarıyor, elleriniz titriyor, ne söyleyeceğinizi şaşırıyor musunuz? Aslında insanların aşırı heyecanlanmaları doğaldır. Bu heyecan günlük hayatı olumsuz etkileyecek duruma geliyorsa bu noktada bazı tedbirler alarak heyecanınızı yenebilirsiniz.

 

Heyecan duygusu kişinin günlük hayatında önemli bir yer tutar. İlk defa araba kullanma, yeni bir işe başlama, tanımadığı fakat onun için önemli olan kişiler arasına katılma vb. kişilik farklılıkları olsa da hemen herkeste belli bir heyecan meydana getirir. Heyecan belli bir ölçüde olduğu takdirde kişinin daha dikkatli olmasına yardımcı olan, yaptığı işten zevk almasını sağlayan bir duygudur. Sosyal alanda başarılı olmuş kişiler, büyük sanatkârlar, diğer insanlardan biraz daha heyecanlı veya ataktır. Her insan aynı derecede heyecana sahip değildir. Bazı insanların diğerlerine göre daha heyecanlı olduğunu davranışlarına bakarak söyleyebiliriz. Bazı kişilerin ise heyecanı dışarıdan belli olmaz. Her iki durumda da heyecan belli ölçüde kişinin yararınadır. Kişi duyarlı ve heyecanlı olmasını bir avantaj olarak görmelidir.

Aşırı Heyecan Hata Yapmaya ve Psikolojik Problemlere Yol Açabilir

Bununla beraber aşırı heyecan kişinin davranışlarını kontrol etmesine engel olarak hata yapmasına sebep olduğundan zararlı olmaktadır. Ayrıca heyecanın normalden fazla olması bazı psikolojik problemlere de yol açmaktadır. Sosyal fobi, asansör, yükseklik fobisi gibi fobiler, panik atak, konuşma bozuklukları ve kekemelik, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlıklar, heyecanı kontrol edememe ile yakın ilişkilidir.

Doğru Solunum ve İç Konuşmalar Kişilikle İlgili Kaygıyı Azaltır

Heyecanın fazla olması bazıları için bir kişilik özelliği olsa da bazı tedbirlerle kişinin heyecanını kontrol edebilmesi mümkündür. Bu tedbirlerden en önemlisi doğru solunum yapmayı bilmektir. Yeterli ve doğru solunum kaygıyı azaltır. 2. tedbir gevşeyebilmektir. Bunun için gevşeme tekniklerini bilmek gerekir. Bu konuda stresle ilgili kitaplardan yararlanılabilir. Bir uzmandan da öğrenilebilir. Heyecan veren durumla daha sık karşılaşmak kişide alışkanlık meydana getireceğinden heyecan azalır. Bu sebeple sınav heyecanı olan kişinin sık sık sınavlara girmesi, sosyal fobisi olan kişinin kalabalıkta görevler alması, heyecanını azaltabilir. Yine kişinin yaşama gayesi olması, hayata olumlu bakabilmeyi mutlu olmayı bilmesi de heyecanını azaltabilir.

Heyecana yola açan sebepler ve bununla başa çıkma yöntemleri:

Heyecanı Kompleks Haline Getirmeyin

Eğer kişinin heyecanlı olması onun verimliliğine insanlarla ilişkisine zarar vermiyorsa kişi heyecanını bir problem olarak görmemelidir. Zira kişi heyecanından rahatsız oldukça kaygı durumu arttığı için heyecan normal olarak artar. Kalabalıkta sık sık yüzü kızaran kişi yüzüm kızaracak diye endişe ettikçe daha çok yüzü kızarır. Halbuki hafif bir kızarıklık normaldir ve kişiye canlılık verir.

Güven Eksikliğinizi Aşın

Güven duygusu kişide 2–3 yaşlarında gelişir. Bu sebeple anne baba tutumu ve aile içi iletişim çok önemlidir. Kişi eğer güven duygusunun gelişimine zarar veren bir durumla karşılaşmışsa bu ileride streslere ve hayat zorluklarına karşı daha dayanıksız olmasına yol açabilir. Bununla beraber kişi istediği takdirde iç konuşmalar yaparak olumlu yönlerini daha çok görmeye çalışarak güven duygusunu büyük ölçüde artırabilir. Bu mümkün olamazsa profesyonel yardımla da kazanılabilir.

Hata Yaparım Endişesine Kapılmayın

Kişinin heyecanını en çok artıran sebeplerden biri hata yapma endişesidir. Çocukluklarında devamlı aşağılanan kişilerde olduğu kadar ailesinin beklentileri yüksek olan veya mükemmeliyetçi kişilerde hata yapma endişesi çoktur. Yine zeki fakat yeterli eğitim alamayan ve kendini gerçekleştirme imkanı bulamayan kişilerde hata yapma endişesi çok görülmektedir. İnsan hayat boyu gelişen bir varlıktır. Kişi aşağılık kompleksine kapılmadan eksikliklerinin farkında olmalı ve onları kendisine zaman tanıyarak düzeltme yoluna gitmelidir.

Geçirilen Bir Travma Sorun Olabilir

Travma sonrası stres bozukluğu aşırı heyecanın en önemli sebeplerindendir. Bu sebeple büyük travmalar (ani kazalar, felaketler, taciz vb.) geçirmiş kişilerin profesyonel yardım alması gerekir. Aksi takdirde yaşanan stres zamanla beden kimyasında değişiklik yaparak heyecanın normalden fazla olmasına yol açabilir.

Organik Bir Rahatsızlığınız Olabilir

Psikolojik rahatsızlıklarla organik rahatsızlıklar arasında genelde çift yönlü bir ilişki vardır. Yaşanan sıkıntılar, üzüntüler, hastalıklara ve beden kimyasına etki yaptığı gibi organik rahatsızlıklar da psikolojik rahatsızlıklara yol açabilir.. İç salgı bezleri kişinin pek çok fonksiyonunu olduğu kadar heyecan duygusunda da etkili olan kimyasalları üretir. Tiroid bezi rahatsızlıkları, şeker hastalıkları, anemi, demir eksiklikleri, vitamin ve mineral eksiklikleri gibi bazı organik problemler, heyecanın fazla olmasına yol açabilir. Bu problemler ancak gerekli tıbbi ve psikolojik tedavilerle düzelebilir.

Doğal Yaşayarak Sorunu Çözebilirsiniz

Psikolojik hastalıklar ve organik problemler hafif düzeyde olduğu takdirde doğal yaşanarak önlenebilir veya tedavi edilebilir. Doğru solunum yapmak, spor yapmak, gevşemeyi bilmek, yeşillik, temiz havalı yerlerde dolaşmak, aşırı yorgunluklardan kaçınmak, çalışmak kadar dinlenmeye de zaman ayırmak, dost ve arkadaş çevresini geniş tutmak, düzenli uyumak, düzenli ve çeşitli beslenme, yiyecek ve içecekte tek yönlülük ve aşırılıktan kaçınmak, yeterli miktarda su içmek, beden kimyasının dengede olmasına ve heyecanın kontrol altında tutulmasına yardımcı olur.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !